Kayalık dağların dört bir yanı kapattığı yerde saklı, terk edilmiş bir ejder yuvası!
Taş dağların her yeri kapattığı, doğal bir kaleye kurulmuş bir krallık vardı. Bin yıllık krallığın mirasçısı olan prens, bir gün bir kadınla tanışıp ona âşık oldu.
Prens kadınla evlendi ve bir yıl sonra kadın hamile kaldı ama... Doğurduğu şey insan değil, bir yumurtaydı.
Prens, kendi kanından olanın bir yumurta olduğunu kabul etmedi; sonunda onu kırıp parçaladı.
Kadın gözyaşları içinde lanetler savurdu ve etrafında toplanan iri kuşların krallığı bütünüyle yok ettiği söylenir.
O günden sonra burada en ufak bir insan izi görülse bile, büyük kuşların onları mutlaka kovduğu anlatılır.